- Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com -

ay ışığı sokağı, stefan zweig özetiFırtına sebebiyle geciken gemi Fransa’ya ancak akşam saatlerinde yanaşır ve gezgin Almanya’ya giden treni kaçırmış olur. Oteline yerleşen gezgin dışarı çıkarak sokaklarda gezinmeye başlar. Gezgin, denizcilerin bu şehre bir gecelik uğrayarak bedensel ihtiyaçlarını giderdiklerini görür. Bir sokaktan geçerken Almancası kötü olsa da bir şarkı duyar ve aynı dili konuşuyor olmanın verdiği yakınlıkla içeriye girer. İçeride üç kadın görür. Kendisine bir içki söyler. Kadın içkiyi getirir ve kendine de bir bardak alır. Kadın gezgine kur yapar.

O sırada dışarıdan zavallı görünümlü biri içeri girip karşı masaya oturarak gezginin yanındaki kadına bakmaya başlar. Kadın adam aşağılayıcı sözler [1] söyler ve adamı daha çok çıldırtmak için gezgine sırnaşır. Adam hiçbir şey söylemeden öylece oturur. Adam içtiklerinin parasını ödemek için cüzdanını çıkarınca kadın adamın cimri olduğunu bir kere daha haykırır. Gezgin bulunduğu ortamdan hiç hoşlanmaz, kalkarak oradan ayrılır. Otelin yolunu tutan gezgin arkasında birinin olduğunu hisseder ve bakınca oradaki zavallı adamın olduğunu görür.

Adam, gezgine yaklaşarak hayatını ona anlatır. Aslında üç dört yıl evvel o kadının karısı olduğunu ve kendi elleriyle onu buruma attığını itiraf eder. Öncesinde zavallı adam çok zengindir ve her şeyi kılı kırk yarar. Kadına para verirken kendisine yalvarmasını ister. Kadın yalvardıkça bu durum adamın hoşuna gider. Bir gün kadın annesi için az miktarda para ister kocası da parayı verebilecekken kadının yine biraz daha yalvarmasını ister. Kadın da bir daha yalvarmaz ve evi terk eder. Adam tüm malını mülkünü geride bırakarak kadını aramaya çıkar.

Bu sürede çok para harcar. Kadını çok sevdiğini anlar. Sonunda kadını bulur, bir otele giderler. Gittikleri otelde yemek yerler hesabı öderken garsonun eksik para üstü verdiğini gören adam çıldırır. Parasını ister. Kadın da bu duruma çok sinirlenir. Adamın hala değişmediğini, cimri olduğunu söyler. Kadın not bırakarak onu terk eder. Adam onu tekrar şimdiki yerinde bulur. Kadın [2], adama hiç yüz vermez. Adam, gezginden yardım ister. Kadınla konuşup barışmalarına yardım etmesini söyler. Eğer yardım etmezse kadını öldüreceğini söyler.

Gezgin şoka girer ve derhal adamdan kurtularak odasına gider. Ertesi gün o evi arar ama bulamaz. Gece trene yetişmek üzereyken o sokağı ışıklarından tanır gidip kadınla konuşmak ister; ama vazgeçer. Adamın yine kapının önünde beklediğini görür. Gezgin trene bindiği sırada bir adamın içeriye elinde parlak bir madde ile girdiğini görür.

Leporella

Zillertal’ın küçük bir dağ kasabasında evlilik [3] dışı dünyaya gelen Crescentia şu anda otuz altı yaşındadır. On iki yaşından beri hizmetçilik yapar. Bu kadın erkek gibi vücuda sahiptir. İnsani duygulardan yoksun, iri hatları olan bir kadındır. Verilen işleri çabucak yapar, kimseyle konuşmaz. Crescentia’nın çalışkanlığını gören kadın Viyana’ya gelerek kendi yanında çalışmasını ve şimdi aldığının iki katı ücret vereceğini açıklar. Crescentia, daha çok para biriktirebilmek için teklifi kabul eder. Viyana’da Pazar alışverişi [4] ve kiliseye gitmek dışında kalan zamanını hep evde işlerle meşgul olarak geçirir. Evde olan biten öfke nöbetleri, bağırıp çağırmaları duymazdan gelir.

Zengin olan kadın yani evin hanımı düzenli bir yaşam ister; kocası ise daha özgür yaşamak ister. Kadının kocası Baron’un bu tavrına çok sinirlenir. Nüfus sayımı için Baron hizmetçilerle tek tek görüşürken Crescentia ile Baron kısaca sohbet eder. Bu kadın daha önce hiç kimseyle konuşmamıştır. Bu kısa konuşma [5] kadının kendisini Baron’a yakın hissetmesini sağlar. Crescentia artık Baron eve gelir gelmez kapıya koşarak ondan bastonunu alır, ona dair hazırlık yaparken daha çok özenir. Baron’a kötü davrandığını düşündüğü evin hanımına da gıcık olur. Sinirleri iyice bozulan evin hanımı doktor tavsiyesi ile iki haftalığına senatoryuma yatırılır.

Baron bu duruma çok sevinir; çünkü özgür hareket edebilecektir. Baron kaçamak yapmak için eve kadın getirir. Crescentia eve gelen misafirlere çok iyi hizmet eder, hatta onlara evin hanımının gece [6] kıyafetlerini bile verir. Aklınca evin hanımından intikam almış olur. Baron bir gün de eve operacı bir kız getirir. Operacı kız Crescentia’ya Leporella adını verir. Evin hanımı eve dönünce Baron hala kadına karşı kayıtsızdır, tartışırlar Baron onu daha fazla çekemeyeceğini söyleyerek bir haftalığına ava gitmeye karar verdiğini söyler. Leporella Baron’a artık evin hanımının ortadan kalkması gerektiğini söyler; Baron bu sözlere pek anlam veremez.

Gittiği avdan üç gün sonra dönmek zorunda kalan Baron şoke olur. Karısı intihar etmiştir. Kadın akşam uyumadan uyku ilacı alır. Sabah yatağında ölü bulunan kadının gazdan zehirlendiği belirlenir ve kayıtlara intihar olarak geçer. Baron karısının katili Crescentia’yı artık görmek istemez. Onun işlerini yapan başka bir hizmetçi alır. Bu hizmetçi de kadına ısınamayarak onun işten çıkarılmasına sebep olur. Leporella Baron’a onu kimin işten çıkardığını sorar. Baron da kendisinin istediğini söyleyince ertesi gün kadını arayan uşak ve Baron haberlerden kırk yaşlarında bir kadının Tuna nehrine atlayarak intihar ettiğini öğrenir.

Nişan

Bu hikayede 1810 yılında Fransa ve İspanya arasında geçen bir savaşta saldırıya uğrayan birlikten düşman topraklarında tek başına kalan albayın hayatta kalma savaşı anlatılmaktadır. Albay askerleriyle beraber Hostalric’e doğru erzak götürürken bir anda saldırıyla yolları İspanyollar tarafından kesilir. Çatışma sırasında albay ilerlerken bir anda düşer ve üzerini de çalılıklar kapatır. Albay kendine geldiğinde çevrede yaşayan kimse kalmaz. Fransız birliklerinin işkence edilerek öldürüldüğünü görür. Ne yapacağını şaşıran albay sessizce ormanda beklemeye başlar.

Bir anda bir ses duyar. Bakar ki İspanyol asker. Hemen onu öldürür ve birliğinin öcünü aldığını düşünerek rahatlayıp kendine gelir. Düşman topraklarında bir başına kalan albay nereye gideceğini düşünürken geride bir köyün olduğunu hatırlar. Oraya gidebilmek için öldürdüğü İspanyol askerin giysilerini giyerek köyde sağır ve dilsiz numarası yapar. Köylülerden bir parça da olsa yemek dilenir. Bir evden biraz ekmekle birkaç zeytin alır ve geri ormana döner. Umutla yardım götüren Fransız askerlerini bekler. O arada uyuyakalır. Bir an gözünü aralar ve ses [7] duyar. Bakar ki Fransız birlikleri hemen koşar. Tabi üzerinde İspanyol birliklerine ait üniformanın olduğunu unutur.

Albayı İspanyol üniformasıyla gören birlikler hep birlikte sıkarak onu öldürürler. Albayı yağmalamaya gelen birlikten iki üç kişi onun zorla da olsa çıkardığı sesi dinlemezler. Ceplerinden albayın nişanını bulunca Fransız birlikleri daha çok sinirlenir ve İspanyol olduğunu düşündükleri askerin kafasını dipçikleriyle ezerler. Bir İspanyol askerini öldürmüş olmanın rahatlığı ile birlik yoluna devam eder.

neslihan imza
Neslihan KUTLU



Arka Kapak Bilgisi

Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz [8] gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel.

Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…

Kitap Bilgileri

Adı: Ay Işığı Sokağı
Yazarı: Stefan Zweig
Sayfa Sayısı: 80
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Yılı: 2017

“Stefan Zweig” – Hakkında Bilgi

Avusturyalı yazardır. Varlıklı bir Yahudi ailesinden gelmenin olanaklarını iyi kullandı; Berlin ve Viyana’da merak duyduğu her dalın öğrenimini izledi. Renkli geziler yapma fırsatlarını da buldu. 1919-1934 arasını da Nazizmin gelişimini, yayılmasını Salzburg’dan izleyerek İngiltere’ye geçti. Savaşın ikinci yılında olabildiğince uzağa kaçabilme güdüsüyle Brezilya’ya kadar uzaklaştıysada Hitler’in uzun süren zaferleri moralini bozduğu için sarılacak umut kalmadığını sandı, ikinci eşiyle birlikte canına kıyarak yaşamına son verdi.

Şiir ve oyun denemelerinden romana geçti: Acımak (Ungeduld des Herzens dilimize ilkin Merhamet adıyla çevrilmişti) 1938. Asıl ustalığını anlatı türünde gösterd: Amok (1922), (Dağınık Duygular) , Satranç Oyuncusu 1942. Sonunda kendine özgü anlatı türünü buldu. Drei Master (Üç Büyük Adam), Dostoyevski, Balzac, Dickens (1920); İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar (Sternstunden der Menschheit) 1927, Vertaine (1905), Verhaeren (1910), Romain Rolland (1920), Fransız İhtilâlinde Bir Politikacının Portresi; Fouche(1929), Marie Stuart (1935), Marie Antionette (1932), Hölderlin, Kleist, Nietsche 1925.

Avrupa kültürüne kökünden yakın olma şansına erişmiş bir yazı ustalığı ve çağdaş psikolojik (Freud) yöntemlerin ışığıyla canlandırdığı her kişinin iç dünyasını aydınlattı; bilinç derinliklerine, kişilik ipliklerine yaklaşmayı başardı. Die Welt der Gestern (Dünün Dünyası) adlı özyaşamsal anlatısı, anılara dönük özlemleri ölümünden sonra yayımlanınca dünyanın bütün dillerine çevrildi.


Yazının kaynağı: Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com

Yazının bağlantısı: https://kitap.cokbilgi.com/roman/ay-isigi-sokagi-stefan-zweig-ozeti/

URLs in this post:

[1] sözler: https://www.cokbilgi.com/yazi/ozlu-sozler-anlamli-derin-ogretici-ozlu-guzel-sozler/

[2] Kadın: https://kitap.cokbilgi.com/roman/kirmizi-sacli-kadin-orhan-pamuk-ozeti/

[3] evlilik: https://www.cokbilgi.com/yazi/akraba-evliligi-nedir-sakincalari-zararlari/

[4] alışverişi: https://rehberlik.cokbilgi.com/yazi/alisveris-bagimliligi-nedir-onyomani-tedavisi/

[5] konuşma: https://www.cokbilgi.com/yazi/guzel-ve-etkili-konusmanin-iletisimde-onemi/

[6] gece: https://kitap.cokbilgi.com/roman/olaganustu-bir-gece-stefan-zweig-ozeti/

[7] ses: https://www.cokbilgi.com/yazi/ses-nedir-tanimi-olusumu-ve-aciklamasi/

[8] bir yaz: https://kitap.cokbilgi.com/roman/bir-yaz-dugunu-milly-johnson-ozeti/

Copyright © 2014 Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com. All rights reserved.