- Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com -

incir kuşları, sinan akyüzSuada Hatiboviç, dört yıldır Saraybosna’da hemşire teyzesi İfeta ile birlikte yaşamaktadır. Suada, konservatuvarda profesör Duşanka’nın yanında iken birden kapılır açıldı ve Duşanka şu anda müsait olmadığını söyleyerek gelen kişiyi geri gönderdi. Olan olmuştu, Suada bunda zamandır rüyalarında gördüğü beyaz atlı prensini görüp o an orada yıldırım aşkıyla içeri giren delikanlıya aşık oldu. Delikanlı bir şekilde Suada’ya ulaşıp kendisini tanıttı. Adının Tarık olduğunu konservatuvarda üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu ve Suada’yı tanımak istediğini belirtti. Suada ve Tarık görüşmeye başladılar. Bir gün suada Tarık’ı teyzesiyle tanıştırmak için eve [1] götürdü. İfeta, Tarık’ın ailesi hakkında sorular sordu. Suada, öğrendikleri karşısında şoke oldu.

Tarık’ın anne babası ayrı ve tek çocuk. Babası Boşnak mühendis, Almanya’da yaşıyor; annesi Sırp profesör Duşanka konservaturvarda piyano hocası. Suada, Duşanka’nın Tarık’ın ailesi olduğunu öğrenince çok şaşırdı. Duşanka, Berlin’e konsere gidecekti ve on gün sürecek Berlin konserine Tarık da birlikte gitmek istiyordu.

Tarık gideli bir hafta olmuştur. Suada’ya göre zaman geçmiyordu. Suada sınıftan etrafa saçılan nota kağıtlarını  toplarken, sınıf arkadaşı Vukadin, gözleri kıpkırmızı ve içmiş bir hâlde Suada’ya olan aşkını ilan e tti. Suada kalbinde iki kişiye yer olmadığını ve kendi dininden olmayan birini sevip de aile şerefini beş paralık edemeyeceğini söyledi. Bu sözleri [2] duyan Vukadin, kin ve öfkeyle bakarak “Bir gün hiçkimse seni elimden kurtaramayacak!” dedi ve sınıfı terk etti. Suada’nın anlası Edina’nın düğünü yaklaşıyordu. Edina düğün alışverişi için nişanlısı Fikret ile Saraybosna’ya geldi. Edina ve Fikret, alışverişlerini yapıp döndüler. Onlar gittikten bir ay sonra İfeta ve Suada düğün için Milyevina’ya gitti. Düğünden dönünce sınavlarına hırsla çalışan Suada’yı bir sürpriz bekliyordu.

Tarık, Suada’ya yüzük taktı. Yüzüğün anlamı, değeri vardı Tarık [3] için; çünkü Tarık’ın babaannesi “en kıymetlisine” vermesi için yüzüğü Tarık’a vermişti. Yüzüğü fark eden Duşanka, Tarık ve Suada’nın birlikte olduğunu anladı. Yüzüğü İfeta’ya söyleyen Suada, azar işitti. Savaş, kan, ölüm de her geçen gün alanını genişleterek devam ediyordu. Arefe günü gelip çattı. Suada, Milyevina’ya tek gitti; çünkü İfeta’nın bayramda nöbeti vardı. “Unutmayın ki, Müslümanlar olarak bu bayramda kanlı baklava yiyeceksiniz.” yazılı kâğıtlar Saraybosna sokaklarında dolaşmaktaydı. Sırplar söylediklerini yaptı ve çıkmaz denilen savaş çıktı. Saraybosna’ya giriş çıkışlar yasaklandı.

İfeta, fırsat buldukça Suada’yı arıyordu. Bir süre daha Suada’nın Milyevina’dan dönemeyeceğini, Saraybosna’nın durumunu konuşuyorlardı. O an her şeyini kaybeden birinin yılgınlığıyla Suada ahizeyi elinden düşürdü ve “Hayır, okuluma ve Saraybosna [4]‘ya geri dönmek istiyorum.” diyebildi. Saraybosna’da her geçen gün hayat zorlaşmaktaydı. Artık elektrikler yoktu, yiyecek bir şeyler de bulmak zordu. İfeta’nın bulunduğu yeri de işgal eden Sırplar, İfeta’nın hep hastanede kalmasına sebep oldu. Sürekli gelen yaralılar sebebiyle hastaneden çıkamayan İfeta’nın artık gidecek bir evi de yoktu.

Tarık da Sırplara karşı savaşmak için orduya katıldı. Sırplar çok güçlü; ama Tarık sevdiği için bir şeyler yapmak ister ve orduya katılır. Bir gün telaşla çalan kapıyı açan Suada’nın ikinci ablası Ayşa, karşısında Edina ve Fikret’i görür. Hemen televizyonu açmalarını söyleyen Edina, haberlerde Koşeva Hastanesi’nin bombalandığını öğrenir. İfeta büyük ihtimalle ölmüştür. Sırplar, zalimce Boşnak erkeklere işkence edip kadınlara tecavüz ediyorlar. Suada ve ailesi de her gün ölecekleri günü bekliyor. Suadaların kapısı, bir gün sertçe çalındı. Fikret silahı alıp hemen koştu. Sırplar Fikret’i vurdu. Fikret’in burulduğunu gören Edina koşar ve Sırplar Edina’yı saçından tutup çekerler.



Edina’nın hâlini gören annesi, Sırplı asker tokat atar. Sırplı asker de anneye kurşun sıkar. Annesinin yanına koşan Suada “Ölme anne!” diye ses [5]lenir; ama annesi oracıkta can verir. Suadaların evini Sırplar ateşe verir ve Suada’nın da hayatının ikinci yarısı o gece başlar. Yeşil renkli Lada marka [6]lı bir jipe Suada, Edina ve Ayşa zorla bindirilir. Üç kız kardeş bir arada hayattadır; ama babaları nerededir, haberdar değiller. Kızları bir genel eve getiren askerler komutanlarının karşısına çıkarırlar. Koutanı gören Suada, şoke olur. Çünkü komutan Vukadin’dir.

Bir odaya dört sandalye konulur ve üçüne kız kardeşleri, diğer sandalyeye de babalarını oturturlar. Ayşa’ya babasının ve kız kardeşlerinin gözleri önünde Sırplı askerler tecavüz ederler. Olanlara daha fazla dayanamayan babaları oracıkta bayılır. Vukadin, yıllar öncesinden aşkına karşılık vermeyen Suada’dan intikam almaktadır. Suada’nın Vukadin’i reddederken söylediği sözleri [2] bugün Vukadin Suada’ya söyler. Kalbinin ilk sahibi olmadığını; ama bedeninin ilk shibi olacağını söyleyen Vukadin, Suada’yı kahreder. Suada, o sırada bir kapının ardında ağlama sesi duyar. Kapıyı hafifçe aralayan Suada, Edina ablasını göür. Ablası ağlamaktadır.

Edina, Suada [7]‘nın akşam odadan ayrılmasından sonra Ayşa’ya ve kendisine defalarca tecavüz ettiklerini, Ayşa’nın şu an kanepenin arkasına saklandığını ve artık bu lekeyle yaşamayacağını söylediğini belirtir. Ayşa ablasının yanına, kanepenin arkasına giden Suada bir de bakar ki, kapı açılır ve içeri iki Sırp askeri girer. Ayşa yine kurban seçilir; ama artık dayanamayan Ayşa, Sırplı askeri bıçaklayarak öldürür. Sonra da Sırplar Ayşa’yı öldürürler. Vukadin de Suada’yı alıp oradan ayrılır. Suada Milyevina’da savaş başladığı sırada saldırıya uğrayan ve terk edilen Müslüman Boşnak evinde esir tutulur. Bu eve Sırplar “Karaman’ın Genelevi” adını vermişlerdir.

Yılbaşı gecesi Vukadin Suada’dan piyano çalmasını ister. Suada biraz piyano çaldıktan sonra içeri boynunda mavi bir ip olan çırılçıplak Müslüman Boşnak bir adam ile kafasına çuval geçirilmiş bir kadın getirilir. Başındaki çuvalı çıkaran Vukadin, Suada’ya “Bak bakalım, tanıyor musun?” der. Suada o an donup kalır. Sevinse mi, üzülse mi bilemez. Edina ablası, hayattadır; ama düştüğü haller içler acısıdır. Vukadin, Sırplı askerle Boşnakları mübadeleye tabi tutacaklarını ve bunların içinde Edina’nın da olduğunu söyler. Haberi Edina ablasına veren Suada, yine sevinemez; çünkü Edina hamile olduğu için mübadeleye tabiidir. Suadin, hala esirdir; ama Vukadin de vurulmuş ve hastanededir. bunları biliyormusunuz [8] , hızlı okuma [9], atatürk [10]

Vukadin, askerlerine emir verir. Suada’yı götürüp yolda öldürecektir. Askerin elinden kaçan Suada, durmadan koşar ve sonra yorulur ve dinlenmek için durur. Oracıkta uyuyakalır. Uyanınca bir de bakar ki, etrafı Sırp askerleriyle çevrili. Suada askerlerin kendisine dokunmaması için hemen Vukadin’in sevgilisi [11] olduğunu söyler; ama askerler dün Vukadin’in öldüğünü ve artık Suada’nın kendilerinin olabileceğini söylerler. Asker [12]ler Suada’yı bir kampa, diğer Boşnak kadınların yanına götürürler. Kamptaki ilk gün yağmur [13] yağmaktadır. Bu sebeple tüm esirleri dışarı çıkarırlar ve yıkanın derler. Esirlerden biri kısık bir sesle ezan okumaktadır. Suada bu sesi tanır, babasıdır. Birbirlerine sarılıp hüngür hüngür ağlarlar. ,

Vukadin, Suada’ya babasının öldüğünü söylemiştir; ama babası hayattadır. Kampta günler geçerken bir gün Suada kamptaki tüm erkeklerin başka bir kampa götürüldüğünü öğrenir. Komutan bir gün takas edileceklerin listesini okur ve listede Suada’nın da ismi vardır. Suada artık serbesttir. Psikiyatrdan destek alır. Tarık’a mektup yazar. Tüm olanları anlatır. Her şeye rağmen Tarık hala Suada’yı sevdiğini söyler. Tarık da bir kolunu ve bir bacağını kaybetmiştir. Tekerlekli sandalyededir. Tarık ve Suada’nın bir de Almir adında bir oğlu olur.

neslihan imza
Neslihan KUTLU

Arka Kapak Bilgisi

Sinan Akyüz’den Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap [14]! Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi…

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor. Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı… Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti“, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.

Aynı ırk [15]tan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı. Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır‘ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti. Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları… Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…

Kitap Bilgileri

Adı: İncir Kuşları
Yazarı: Sinan Akyüz
Sayfa Sayısı: 344
Yayınevi: AlfaYayınları
Basım Yılı: 2014

“Sinan Akyüz” - Hakkında Bilgi

Sinan Akyüz [16] (d. Nisan 1972, Iğdır) Türk gazeteci ve yazar. Akyüz, orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya’ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul’a döndü. 1996’da Sabah Gazetesi’nin dergi grubunda çalışmaya başladı.

O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999’da Sabah Gazetesi’nin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001’de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı. Şu anda Takvim Gazetesi’nde köşe yazılarına devam etemektedir. Ayşen Akyüz ile evli olan yazar, ikiz erkek çocuk babasıdır.

ESERLERİ

Deneme [17]: Etekli İktidar (2003)
Öykü: Bana Sırtını Dönme (2005)
Roman [14]: İki Kişilik Yalnızlık (2007), Yatağımdaki Yabancı(2008), Sevmek Zorunda Değilsin Beni (2009), Aşk Meclisi (2010), Piruze: Şamda Bir Türk Gelin (2011), İncir Kuşlari (2012), Şahika Feraye (2013), Piruze ve Oğulları (2014)


Yazının kaynağı: Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com

Yazının bağlantısı: https://kitap.cokbilgi.com/roman/incir-kuslari-sinan-akyuz/

URLs in this post:

[1] eve: https://kitap.cokbilgi.com/roman/askin-ev-hali-ahmet-bulut-ozeti/

[2] sözleri: https://www.cokbilgi.com/yazi/ozlu-sozler-anlamli-derin-ogretici-ozlu-guzel-sozler/

[3] Tarık: https://kitap.cokbilgi.com/etiket/Tarik/

[4] Saraybosna: https://kitap.cokbilgi.com/etiket/Saraybosna/

[5] ses: https://www.cokbilgi.com/yazi/ses-nedir-tanimi-olusumu-ve-aciklamasi/

[6] Lada marka: https://www.cokbilgi.com/yazi/hangi-araba-nerede-uretiliyor-ne-mali/

[7] Suada: https://kitap.cokbilgi.com/etiket/Suada/

[8] bunları biliyormusunuz: https://www.cokbilgi.com/yazi/bunlari-biliyor-musunuz/

[9] hızlı okuma: https://hizli-okuma.cokbilgi.com/

[10] atatürk: https://www.cokbilgi.com/yazi/mustafa-kemal-ataturk/

[11] sevgilisi: https://www.cokbilgi.com/yazi/ask-ve-sevgi-sozleri-1-guzel-sozler/

[12] Asker: https://www.cokbilgi.com/yazi/askeri-rutbeler-siralamasi-tsk-ordu-nelerdir/

[13] yağmur: https://kitap.cokbilgi.com/roman/yagmur-sonrasi-sarah-jio-ozeti/

[14] Kitap: https://kitap.cokbilgi.com/

[15] ırk: https://www.cokbilgi.com/yazi/turk-soyu-turk-irki/

[16] Sinan Akyüz: https://kitap.cokbilgi.com/etiket/Sinan-Akyuz/

[17] Deneme: https://www.cokbilgi.com/yazi/deneme/

Copyright © 2014 Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com. All rights reserved.