- Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com -

kış güneşi, özetiMaurice Artsoy’un babası, büyük sermayeler yatırdığı İngiliz bankasının iflas ettiğini öğrenince, beş parasız kaldığını düşünerek beynine bir kurşun sıkarak intihar eder. Maurice’nin annesi babasından önce vefat eder. Annesi ile ayrı bağı olan Maurice kendini güvensiz ve bunalımda hisseder. Annesinin göğsüne hep başını yaslayan genç adam annesini kaybedince onun yerine koyabileceği kadın [1] aramaya başlar. Annesiz ve babasız kalan Maurice, Julie-Antoine Surgerelerin evinde yaşamaya başlar. Antoine yatalak hastadır, hiçbir ihtiyacını karşılayamaz. Maurice menenjit olunca iyileşmesi zaman alır. Çok istemesine rağmen çocuğu olmayan Julie, genç adama çocuk gibi bakar. Onu dışarı hava almaya, gezilere çıkarır.

Bir süre sonra ikili birbirlerine hayli alışır. Durumdan rahatsız olan Julie, kiliseye giderek günah çıkarır. Rahip, Julie’nin sevgilisinden ayrılmasının doğru olacağını belirtir. Julie o an uzaklaşmayı doğru bulsa da sevgilisinden ayrılamaz. Maurice’nin babası, Julie’nin eşi ve Claire’in babası Jean’in ortak bankaları vardır. Maurice’nin babası yatırım yapmak isterken tüm servetini kaybedince diğer ortaklar da iflas eder. Beş yaşında annesinin doğum sırasında ölmesi sebebiyle annesiz kalan Claire’i de Julie sahiplenir, büyütür. Claire şu an on yedi yaşındadır.

Julie’nin ailesi köyde yaşadığı için Paris’e hayırsever bir kadının yanına gider. Soğuk ve sürekli yardım işleriyle uğraşan kadının yanında Julie’nin eğitim alamadığını gören rahip kızın bir manastıra öğrenci olarak kaydolmasını sağlar. Manastırdaki bir rahibe Julie’yi çok sever. Ama bu yakınlık hoş karşılanmayarak rahibe başka bir manastıra gönderilir. O günden sonra [2] Julie’nin kalbi hep kırık, boş kalır. Bu arada teyzesi Julie’yi evlendirmek ister. Julie ve Antoine kafa dengi değildir; ama Julie’nin rahat edeceğini düşündükleri için evlenmesi konusunda ısrar ederler.

Tam gençlik zamanlarında Claire ve Maurice beraber vakit geçirirler. Claire belli etmese de Maurice’den hoşlanır. Maurice, Julie ve Claire arasında kalır. Kimi daha çok sevdiğine karar veremez. Maurice ve Julie’nin beraberliklerini Claire görür; ama kimseye söylemez. Maurice bekar bir kadınla evlenerek hayatını düzene katmak isterken Julie’yi bir türlü bırakamaz. Julie ve Maurice konaktan ayrı bir ev [3] kiralayarak orada görüşmeye devam ederler.

Claire’in tehlikeli olduğunu gören Julie onu evlendirmek ister. Claire, Maurice’nin kendisinden uzaklaştığını gördükçe kara sevdaya tutulur, hiçbir şey yiyip içmeden yaşamaya başlar. Claire’in babası yıllardır Julie’ye aşık olduğunu ama bunu kimseye söylemediğini itiraf eder. Ailenin doktoru duruma el atar. Julie zor olsa da aradan çekilerek gençlerin evlenmesine izin verir. Julie’nin kalbindeki boşluk hiçbir zaman dolmaz. Gençler evlenerek balayına giderler.

neslihan imza
Neslihan KUTLU



Arka Kapak Bilgisi

Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie…
Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire.
Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor.
Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor.
Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar.
Sonu tahmin edilemeyecek bir aşk üçgeni.

Kitap Bilgileri

Adı: Kış Güneşi
Yazarı: Marcel Prevost
Sayfa Sayısı: 336
Yayınevi: Liya Kitap
Basım Yılı: 2016

“Marcel Prevost” – Hakkında Bilgi

Alman orduları Paris’i kuşattığı sırada, top sesleri arasında bir doktorun oğlu olarak dünyaya gelen ünlü bir Fransız romancısıdır. Gerek annesinin, geçirdiği heyecanlarla, arızalı bir doğum yapması, gerek ilk çocuk [4]luk ayları, Proust’un sağlık düzenini zedelemişti. 9 yaşındayken önemli bir astıma tutuldu, bir daha da bu hastalıktan kurtulamadı. Ömrü yarı sakat insanlar gibi sürdü gitti. Küçüklüğünde, pamuklar içinde, kapitone odalarda, değerli bir mücevher gibi saklanarak, üzerine titrenerek büyütüldü. Bu kapalı hayat onun çevresine karşı dikkatini keskinleştirdi, gözlem gücünü, hayal gücünü artırdı, hafızasını pekiştirdi. Marcel Proust, hastalığı yüzünden, düzgün bir öğrenim de görememiştir. İlkbahar, yaz aylarını kıyı şehirlerinde, çevresindekilere imrene imrene geçirirdi. Bu gibi yerlerde çok kalması sayesinde, Fransız toplumunun taşra hayatını yakından tanımış oldu. Varlıklı bir ailenin çocuğu olduğundan, geçim sıkıntısı diye bir şey bilmiyordu. Tabiata hayrandı. En çok sevdiği şey çiçekti. Yalnız, hastalığı bir çiçek koklamasına bile engeldi.

Marcel Proust bütün avunmasını kitaplarda buluyor, bütün vaktini okumakla geçiriyordu. Üzerinde büyük etki yapacak olan Saint-Simon’un hâtıralarını, çok genç yaşlarda okumuştur. 18 yaşında askere alındı. Hasta olduğu için, askerlik hizmeti de dairelerde geçti. Askerden döndükten sonra, Sorbonne’da felsefe, psikoloji okudu. Bir yandan da “Şölen” dergisinde, ilk yazılarını yayınladı. 1896’da yayınlanmış ilk şiir kitabı olan “Günler ve Zevkler” bu devrin eseridir. Kitabın ön sözünü Anatole France yazmıştır. Proust, bu kitapla Paris’teki yüksek tabakanın göz bebeği oldu. Yalnız, annesi, babası ölünce, dışarı ile ilgisini hemen tamamiyle kesti. 17 yıl boyunca, gece gündüz demeden çalıştı.

Marcel Proust, bu uzun ve aralıksız çalışma devrinde “Geçmiş Zaman Peşinde” adını verdiği 15 ciltlik roman serisini hazırladı. Bu serinin ilk eseri hiçbir yankı uyandırmadı. İkincisi olan “Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde” yazarına hemen Goncourt Akademisi Mükâfatı’nı kazandırdı. Marcel Proust, değeri geç anlaşılmış olmakla birlikte, zafere ulaşmıştı. Yalnız Fransa’da değil, bütün Avrupa’da günün adamı haline geldi. 1922’de zatürreden ölmeden önce, büyük roman serisinin iki cildini daha yayınlamak fırsatını buldu. Son üç cilt ise, ölümünden sonra basılabildi. Kendini işine öylesine vermişti ki, ölmek üzereyken, romanlarındaki kişilerden ölen birinin ölüm halini, kendi denemesine dayanarak, yanındakilere anlatarak kitap [5]ta düzeltilmesini istemişti.

Marcel Proust, çağımızın en önemli tahlil romancılarından biridir. Eserini bir yandan Saint-Simon gibi roman kılığında hatıralar olarak, fikir yönünden de Montaigne gibi “deneme” olarak meydana getirmiştir. Gözlem gücünden başka üsluba [6] son derece özenmiş, Fransız dilinin, Flaubert’den sonra en şiirli, en nefis nesrini meydana getirmiştir. Bütün roman serisi, dış dünyanın iç dünyadaki yansımasını, yankısını anlatır. Marcel Proust, yalnız yüzde kalan duyguları, karakter özelliklerini incelemekle kalmamış, önceki ruh tahlilcilerinin başaramadıkları bir mükemmellikte, bilinçaltının derinliklerine înebilmiştir.


Yazının kaynağı: Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com

Yazının bağlantısı: https://kitap.cokbilgi.com/roman/kis-gunesi-marcel-prevost-ozeti/

URLs in this post:

[1] kadın: https://kitap.cokbilgi.com/roman/bilinmeyen-bir-kadinin-mektubu-stefan-zweig-ozeti/

[2] sonra: https://kitap.cokbilgi.com/roman/yagmur-sonrasi-sarah-jio-ozeti/

[3] ev: https://kitap.cokbilgi.com/roman/askin-ev-hali-ahmet-bulut-ozeti/

[4] çocuk: https://kitap.cokbilgi.com/roman/resimleriyle-cocuk-haluk-yavuzer-kitap-yorumu/

[5] kitap: https://kitap.cokbilgi.com/

[6] üsluba: https://www.cokbilgi.com/yazi/uslup-bicem-nedir-edebiyat/

Copyright © 2014 Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com. All rights reserved.