- Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com -

şeker portakalı, özeti

Yaramazlığıyla tüm mahallede adından söz ettiren ve ailesinin kendisini daha fazla olay yaratmaması ve kendilerinin biraz daha rahat edebilmeleri için kendisini daha beş yaşında okula göndermelerinden şikayet eden Zeze, en [1] çok sevdiği kardeşi olan Luis devamlı gezerdi. Zaten insanın ailede biriyle daha çok ilgilendiğini ve bununda Luis olduğunu söylerdi. Ama abisi Totoca ile birlikte de gezerlerdi. Zeze devamlı Edmundo dayısısla görüşür ve ondan çok şey öğrenirdi. Ona göre o bir kültür abidesiydi. Her gitttiğinde kendini geliştimesi bakımından bayağı mesafe katediyordu.

Noel yaklaşıyordu. Ve bütün şehirde Noel’in yaklaştığını gösteren olaylar gelişiyordu. Bütün dükkanlar daha canlı, daha farklıydı.Yalnız Zeze ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle bu heyecanı yaşayamıyordu. Bir kamyon dolusu oyuncak dağıtılacaktı. Bu oyuncaklardan alabilmeri için oyuncakların dağıltıldığı ve çok mesafade bulunan bu yere gitmeleri gerkiyordu. Ve de kardeşiyle birlikte gittiler. Bu yere vardıklarında oyuncak kalmamıştı. Dolasyısıyla Noel’i armağansız geçirdiler. Bu durumdan şikayetçi olan Zeze homuldanırken babası duydu. Babası bu olay üzerine bir köşeye çekilip çok üzüldüğü anlaşılırcasına oturdu. Zeze babasını orda olduğundan haberdar değildi. Kendisini affettirmek için boyacı sandığını kapıp para kazanmaya gitti ve babasına sigara getirdi.

Zez’nin okumayı daha küçükken öğrenmesi ailesinde herkesi şaşırtmıştı.Zaten ilk başta herkes onun duyduklarını ezberlediğini sanıyordu. Okumayı bilmesi ve birazda onun yaramazlığından kurtulmakiçin onu okula kaydettirdiler.Okulda öğtetmeninin en çok sevdiği öğrenci Zeze idi.Çok başarılıydıve de çok sessizdi. Ev [2]de yaptığı yaramazlıkları okulda yapmıyordu.

Taşınacaklardı. Yeni evlerine gittiler. Gloria eve doğru koşmaya başladı ve hintkirazı ağacına sarılıp o ağacın onoun olduğunu söyledi. Diğer kardeşi de aynı şeyi demirhindiye yaptı. Ve Zeze’ye de arkadaki küçük bir şeker portakalı fidanı vardı.dikensiz olduğu için onu seçti. Ablası onun çok genç olduğunu ve küçük fidanın da onunla büyüyeceğini söyledi. Zeze devamlı küçük fidanın yanına gidip kendi kendine konuşuyordu.Sonunda bu küçük fidan Zez’nin sorularına cevap verdi.Bu olayda sonra Zeze deavamlı fidanın yanına giderek onunla dertleşiyordu.

Zeze okula giderken arabaların arkasına takılarak “Yarasa” dedikleri işi gerçekleştiriyorlardı.Yalnız, bir araç vardı ki hiçkimse yanaşamıyordu.Zeze birgün bütün cesaretini toplayıp arabanın arkasına atladı.ama arabanın sahibi arabadan indi veZeze’yi fırçaladı. Zeze bu olaydan sonra daha da yarasa yapmaya cesaret edemedi.



Zeze yaptığı yaramazlıkların birisi sonucunda ayağını bir cam parçasıyla yarmıştı.Bunu farkeden O Portekizli adam ki Zeze’yi arabasına bidiği için fırçalamıştı hemen onu arabasına bindirip onu okula bıraktı. Daha sonraları sık sık buluşup arabayla gezmaye başladılar.Zeze bu Portekizli adamı çok sevmişti ve de çok samimi olmuştu.Hatta ondan ismini değiştirmesini istemişti.

Evde yaptığı yaramazlık sonucu babası ve ablası ağzı burnu kırılıncaya kadar dövdüler. Okulda kimse durumu anlamasın diye okula göndermediler.Bu yüzden Portrkizli adamın da yanına gidemiyordu.Dünyada en çok sevdiği kişinin bu adam olguğunu düşünüyordu.Bu yüzden bu adamdan onun babası olmasını istiyordu. Totoc paraya ihtiyacı olduğu için Zeze’ye gelip ondan para istedi.Ama Zeze ona para vermemeye kararlıydı.Totoca para verirse ona iki önemli şey söyleyeceğini söyledi. Şeker portakalı ağacının bulunduğu bahçenin yol için kullanılacağı ve dolayısıyla buradaki fidanların kesileceğini söyledi.

Birgün Zeze okulda öğretmenin sorduğu soruyu cevaplarken geç kalan arkadaşı içeri girdi.Portekizli adamın arabasının Mangaratiba adlı trenin altında kaldığını ve büzden kendisini geç kaldığını söyledi.Bunu duyan Zeze izin almadan olay yerine gitti ve gerçeği öğrendi. Hayatında en çok sevdiği adamı yani babası olmasını istediği kişiyi kaybetmişti. Totoca onu bir evin önünde oturuken buldu. Ateşler içerisindeydi. Hemen eve götürdü. Evdekiler onun yine numara yaptığını sanıyorlardı. Daha sonra bunun gerçek olduğunu anladılar. Hiçbir şey yiyemiyor,hiçbirşey içemiyordu.Bütün mahalle onon ziyaretine gelerek onsuz mahallenin çok sıkıcı çok cansız olduğunu söylüyordu.Totoca ona kötü haber verdiğini ve bu yüzden kardeşinin bu hallere düştüğüne inanıyordu.Bu yüzden vicdan azabı çekiyordu.

Babası ümlü bir şirketin amirliğine atanmıştı. Zeze’yi karşısına alıp ona artık bu sefaletin bittiğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledi. Ayrıca Şeker Portakalı fidanının kesimini de erteltttiğini söyledi. Ama Zeze için şeker portakalı kesilmişti. Çünkü onun manevi babası Manuel Valaderes ölmüştü.

Arka Kapak Bilgisi

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos’un başyapıtı Şeker Portakalı, “günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü”dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze’nin başından geçenleri anlatır.

Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı “yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını” söyler. Aydın Emeç’in, güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı’nın başkahramanı Zeze’nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.

Kitap Bilgileri

Adı: Şeker Portakalı
Yazarı: Jose M. D. Vasconcelos
Sayfa Sayısı: 200
Yayınevi: Can Yayınları
Basım Yılı: 2014

Kitabın Konusu

Ailesinden baskı gören ve bu yüzden aradığı değerleri başkasında bulan bir çocuğun, ilk başta korkması ve sonra da onu babası olarak görmesidir.

Kitabın Ana Fikri

Çocukların çocuk olduğu unutulmayıp gereken ilgiyi ve şefkati göstermenin önemi vurgulanmıştır.

“Jose M. D. Vasconcelos” – Hakkında Bilgi

Jose Mouro de Vascancelos, 26 Şubat 1920’de Rio de Jenerio yakınlarındaki Bangu’da doğdu. Kızılderili [3] ve Portekizli kırması bir ailenin çocuğuydu.İki yıl tıp eğitimi aldı ama bu eğitimini tamamlamadı.Çeşitli işlerde çalıştı.boks antrönörlüğü,tarım işçiliği yaptı.Kızıldereliler arasında yaşadı.1942 yılında yazdığı ilk romanı Yaban Muzu ile eşine az rastlanır anlatıcılık yeteneğini otaya koydu.ardından Şeker Portakalı,Güneşi Uyandıralım,Delifişek,Kardeşim Rüzgar,Kardeşim Deriz,Çıplak Sokak gibi romalarıyla ünü Brezilya sınırlarını aştı.


Yazının kaynağı: Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com - https://kitap.cokbilgi.com

Yazının bağlantısı: https://kitap.cokbilgi.com/roman/seker-portakali-jose-m-d-vasconcelos/

URLs in this post:

[1] en: https://www.cokbilgi.com/yazi/dunyanin-enleri/

[2] Ev: https://kitap.cokbilgi.com/roman/askin-ev-hali-ahmet-bulut-ozeti/

[3] Kızılderili: https://www.cokbilgi.com/yazi/kizilderililer-turk-mudur/

Copyright © 2014 Kitap özeti, roman özeti | Çokbilgi.Com. All rights reserved.